Hakkımızda
Aytekin Usta’nın Hikâyesi
1974 yılında, lezzetin hazır paketlerde değil
emeğin, sabrın ve ustalığın ellerde yoğrulduğu bir dönemde başladı bu hikâye.
Aytekin Usta
adı, yalnızca bir marka değil;
işini namusuyla yapan bir ustanın imzasıydı.
O yıllarda çiğköfte;
ölçüyle değil, göz kararıyla,
tarifle değil, tecrübeyle,
makineyle değil, el gücüyle yapılırdı.
Aytekin Usta da işte bu geleneğin içinden geldi.
Baharatı tanıdı, bulguru dinledi, yoğurdukça lezzetin dilini öğrendi.
Her defasında aynı titizlikle,
her defasında aynı saygıyla…
Yıllar geçti ama anlayış değişmedi.
"Çocuğumun Yemediği Hiçbir Ürünü Satmam"
Bu yüzden Aytekin Usta adı;
güvenle anılan,
sofraya gönül rahatlığıyla konan
bir lezzetin simgesi oldu.
Bugün hazırladığımız her ürün,
o ilk günkü felsefeyi taşır:
Ustanın seçtiği malzemeler
Gelenekten gelen tarifler
Evde hazırlanabilecek kadar şeffaf,
ustadan çıkmış kadar iddialı bir lezzet anlayışı
Aytekin Usta için önemli olan tek şey vardı:
İnsanların ne yediğini bilmesi ve gönül rahatlığıyla yemesi.
Bu yüzden biz, lezzeti sunarız;
tercihi sofraya bırakırız.
Ustalığı veririz;
güveni koruruz.
Çünkü bazı tatlar geçici değildir.
Onlar maziden gelir, bugüne yakışır ve geleceğe kalır.
İşte Aytekin Usta’nın hikâyesi tam olarak budur.